Yazar "Bucak, Mustafa Numan" seçeneğine göre listele
Listeleniyor 1 - 8 / 8
Sayfa Başına Sonuç
Sıralama seçenekleri
Öğe Cryoprotective Effect of Vitamin E Supplementation of Different Extenders on Quality and Fertilizing Ability of Frozen-Thawed Brown Trout Sperm(Mary Ann Liebert, Inc, 2021) Bozkurt, Yusuf; Yavaş, İlker; Bucak, Mustafa Numan; Kıran, Tuğba Raika; Gül, AzizVitamin E is one of the most powerful antioxidants for prevention of cell damage resulting from cryopreservation, but its efficacy for cryopreserving brown trout sperm is still unclear. In this work, the protective effect of vitamin E on quality, fertilizing capacity, and DNA damage of brown trout (Salmo trutta macrostigma) sperm after cryopreservation was evaluated. Sperm samples were diluted at the ratio of 1:10 with three different extenders (E): (E-I): 300?mM glucose, 10% egg yolk; (E-II): 33.3?mM glucose, 5.1?mM NaCl, 0.5?mM NaHCO3,, 15% DMA; and (E-III): 61.6?mM NaCl, 134.2?mM KCl, 1.9?mM CaCl2, 0.8?mM MgCl2, 2.3?mM NaHCO3 in distilled water. Each extender was supplemented with 10% DMSO and different concentrations of vitamin E at 0.1, 0.5, and 1.0?mM. Spermatozoa frozen without vitamin E (0?mM, control) and fresh sperm were also used. After dilution, the sperm was aspirated into 0.25?mL straws, frozen 3?cm above the liquid nitrogen (LN2) surface, and plunged into the LN2. Cell motility, viability, fertilization, and eyeing were determined in post-thawed samples. DNA damage was determined by the comet assay after cryopreservation. Supplementation of 1?mM vitamin E to all extenders exhibited the best cryoprotective effect in terms of sperm motility, duration of motility, viability, fertility, and DNA integrity against cryopreservation damage, compared with 0.1, 0.5, and control group (0?mM) (p?Öğe Effects of co-supplementation of trehalose with fetuin and taxifolin in freezing extender on quality parameters of bull spermatozoa following freeze-thaw process(Academic Press Inc Elsevier Science, 2025) Bucak, Mustafa Numan; Taravat, Morteza; Korkmaz, Oya; Soliemanzadeh, Ali; Karimpour, Mojtaba; Maroufi, Mohammad Saber; Topraggaleh, Tohid RezaeiGlycerol is commonly used as a cryoprotectant in bovine sperm cryopreservation; however, its cytotoxic effects can negatively impact sperm quality. This study aimed to reduce glycerol concentration in semen extenders by supplementing with natural antioxidants (taxifolin and fetuin) and the disaccharide trehalose. Twelve ejaculates were collected from three bulls and initially evaluated, then diluted in a tris-egg yolk (TEY) extender containing either 7 % or 4 % glycerol. The control group received 7 % glycerol (TEY), while experimental groups included G7F (TEY + fetuin), G7T (TEY + taxifolin), G7M (TEY + fetuin + taxifolin), and 4 % glycerol groups supplemented with 50 mM trehalose: G4 (TEY + trehalose), G4F (TEY + fetuin), G4T (TEY + taxifolin), and G4M (TEY + fetuin + taxifolin). Post-thaw evaluations included assessments of sperm motility, plasma membrane integrity, acrosome integrity, mitochondrial membrane potential (MMP), DNA fragmentation, and oxidative stress markers. The G4F and G4T groups exhibited significantly higher total and progressive motility, viability, plasma membrane integrity, and MMP compared to other groups (p < 0.05). Furthermore, these groups showed significantly lower malondialdehyde (MDA) levels, indicating reduced lipid peroxidation and oxidative stress (p < 0.05). In conclusion, co-supplementation of 50 mM trehalose with 50 mu M taxifolin and 5 mg/mL fetuin in a cryopreservation extender containing 4 % glycerol may enhance the post-thaw quality of bull spermatozoa.Öğe Erkek Üreme Sisteminde Eksozomların Potansiyel Rolü(Sivas Cumhuriyet Üniversitesi, 2024) Korkmaz, Oya; Bucak, Mustafa Numanİnfertilite hem erkekler de hem de kadınlarda görülebilen bir üreme sistemi bozukluğudur ve küresel bir sağlık sorunu haline gelmiştir. İnfertil vakaların yaklaşık %50'sinin erkek üreme bozukluklarından kaynaklandığı bilinmektedir. Eksozomlar, çok çeşitli hücreler tarafından salgılanan ve semen de dahil olmak üzere biyolojik sıvılarda bol miktarda bulunan nano boyutlu membran vezikülleridir. Lipidler, proteinler, mikroRNA'lar ve mRNA'lar içerirler ve hücre içi iletişimde önemli rol oynadıkları bilinmektedir. Seminal eksozomlar esas olarak epididimozomları ve prostasomları içerir. Yapılan çalışmalar, eksozomların üreme süreçlerini düzenlemede merkezi bir rol oynadığını göstermektedir. Eksozom tedavisinin kullanımı, hastalarda infertilite tedavisinde önemli bir potansiyele sahiptir. Bu membran veziküllerin biyolojik sıvılardaki miktarı, fizyolojik ve patolojik durumlarla bağlantılı olabilir. Seminal plazmanın ve seminal eksozomların moleküler bileşimi, vezikül trafiği ve spermatozoa ile füzyonunu kimin düzenlediği ve sperm fizyolojisindeki eksozomal işlevlerin neler olduğu hala belirsizliğini korumaya devam etmektedir. Bu derleme, eksozomların erkek üreme sistemi üzerindeki etkilerini tartışmaya odaklanmaktadır. Bu konudaki güncel araştırma bulguları analiz edilerek, erkek üreme sağlığı üzerindeki eksozomların katkısı hakkındaki bilgiler vurgulanmaktadır.Öğe Eugenol attenuates paclitaxel-induced cardiotoxicity by modulating autophagy-related markers in rats(Mashhad Univ Med Sciences, 2026) Yildiz, Halime Tozak; Kucukgunay, Sadik; Korkmaz, Oya; Kocak, Seda; Bucak, Mustafa NumanObjective(s): Paclitaxel (PTX) is a commonly used chemotherapeutic agent that causes cardiotoxicity characterized by oxidative stress, inflammation, and mitochondrial dysfunction, which disrupts autophagy and apoptosis in cardiomyocytes. This study investigated the therapeutic potential of eugenol (EUG), a natural anti-oxidant and anti-inflammatory compound, against PTX-induced cardiac damage. Materials and Methods: Thirty-six male Wistar rats were randomly assigned to six groups: Control, EUG5, EUG25, PTX, PTX+EUG5, and PTX+EUG25. Hemodynamic parameters (systolic and diastolic blood pressure and heart rate), serum cardiac biomarkers (troponin T and brain natriuretic peptide), histopathological alterations, and immunohistochemical expression of autophagy-related proteins (mTOR, ULK1, and Atg13) were evaluated. Results: PTX administration significantly reduced arterial blood pressure and increased serum cardiac injury biomarkers, accompanied by marked myocardial structural damage. Histopathological analysis revealed myocardial degeneration, inflammation, edema, and tissue disorganization in the PTX group. In PTX-exposed rats treated with EUG, arterial blood pressure was higher, and serum cardiac injury biomarkers were lower than in the PTX group, accompanied by reduced histopathological scores. PTX exposure was associated with decreased mTOR expression and increased ULK1 and Atg13 immunoreactivity, while EUG-treated PTX groups showed values closer to those of the control group for these autophagy-related markers. Conclusion: EUG administration was associated with reduced biochemical and histopathological indicators of cardiac injury in PTX-exposed rats, along with changes in autophagy-related markers. These findings demonstrate that EUG treatment coincided with attenuation of PTX-induced cardiac injury at the biochemical and histopathological levels, suggesting its potential experimental value in models of chemotherapy-associated cardiotoxicity.Öğe Farelere Uygulanan Paklitaksel’in Testis Dokusu Üzerine Etkileri(2025) Yıldız, Halıme Tozak; Bucak, Mustafa Numan; Korkmaz, Asst. Prof. Oya; Küçükgünay, Sadık; Öztürk, Ali Erdem; Sarı, Ayşe; Kuz, Halil İbrahimAmaç: Kemoterapötik ilaçlar, sperm kalitesini ve erkek fertilitesini etkileyerek üreme bozukluklarına neden olabilir. Birçok kanser türünün tedavisinde aktif olarak kullanılan paklitaksel (PTS), dokularda oksidatif stresin artmasına neden olarak toksik etki gösterir. Mevcut çalışmada, farelere PTS uygulaması yapılarak PTS'nin erkek üreme sistemi üzerindeki hasar verici etkilerinin ortaya konulması amaçlandı. Araçlar ve Yöntem: Çalışmada 8-10 haftalık erkek Balb/c cinsi fareler kullanıldı. Her bir grupta n:5 olacak şekilde hayvanlar rastgele seçildi. 1, 3 ve 5. günlerde intraperitoneal olarak kontrol grubu farelerine serum fizyolojik, PTS grubu farelerine ise 2 mg/kg PTS uygulandı. Hayvanlar, deneyin sonunda (7. gün) sakrifiye edildi, testis dokuları toplandı ve histopatolojik incelemeler (Hematoksilen-eozin, Masson trikrom, Periyodik asit schiff) yapıldı. Ayrıca farelerden sperm örnekleri toplandı, yayma preparatlar hazırlandı ve DNA kromatin bütünlüğü Toluidin mavisi boyama ile değerlendirildi. Bulgular: PTS grubunda testis histolojik yapısında bozulmalar gözlendi. Seminifer tübüllerde bozulma, germinal epiteldeki spermatojenik seri hücrelerinde azalma, seminifer tübüllerin bazal membranında bozulma, interstisyel bağ dokuda azalma, ödem ve hemoraji gözlendi. Ayrıca, PTS grubunda zayıf bir peritübüler interstisyel doku reaksiyonu ve leydig hücrelerinde azalma mevcuttu. Gruplar DNA kromatin bütünlüğü bakımından karşılaştırıldığında, PTS grubunda DNA bütünlüğünde bozulmanın yüksek düzeyde olduğu ve gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık belirlendi (p=0.009). Sonuç: Elde ettiğimiz bulgular, PTS'nin fare testis dokusunda toksisiteye neden olabileceğini ve sperm DNA integritesini olumsuz olarak etkileyerek erkek infertilitesine neden olabileceğini göstermektedir.Öğe Paklitaksel Uygulanmış Farelerde Karaciğer, Böbrek ve Kalp Dokularının Histopatolojik Olarak İncelenmesi(2025) Yıldız, Halıme Tozak; Bucak, Mustafa Numan; Korkmaz, Asst. Prof. Oya; Küçükgünay, Sadık; Öztürk, Ali ErdemPaklitaksel (PTS), çeşitli kanser türleri için yaygın olarak kullanılan bir kemoterapi ilacıdır, ancak genellikle birden fazla organ sisteminde önemli toksisiteye neden olur. Bu çalışmada, deneysel bir hayvan modelinde karaciğer, böbrek ve kalp üzerine PTS’nin zararlı etkilerinin ortaya konulması amaçlandı. Çalışmaya 8-10 haftalık erkek Balb/c fareler dahil edildi. Fareler, kontrol (n:5) ve PTS (n:5) olmak üzere iki gruba ayrıldı. 1., 3. ve 5. günlerde intraperitoneal olarak kontrol grubu farelerine serum fizyolojik, PTS grubu farelerine ise 2 mg/kg PTS uygulandı. Hayvanlar, 7. gün sakrifiye edilerek karaciğer, böbrek ve kalp dokuları toplandı ve histopatolojik incelemeler (Hematoksilen Eozin ve Masson Trikrom boyamalar) yapıldı. Kontrol grubunun karaciğer dokusu normal bir histolojik görünüm gösterirken, PTS grubunda apoptotik hücre artışı, konjesyon, sinüzoidal dilatasyon, epitelyal vakuolizasyon, santral vende genişleme ve mononükleer hücre infiltrasyonu gibi belirgin hasarlar gözlemlendi (p<0,001). PTS grubunda böbrek dokusunda tübüllerde ve renal korpüsküllerde atrofi, fırçamsı kenar kaybı, tübüler dilatasyon, interstisyel ödem ve vasküler konjesyon gözlemlendi (p<0,001). PTS grubunda kalp dokusunda miyokardiyal nekroz, liflerin anormal düzenlenmesi, ödem ve mononükleer hücre infiltrasyonu artışı gözlemlendi. Bulgularımız, PTS’nin karaciğer, böbrek ve kalp üzerinde zarar verici potansiyele sahip olduğunu işaret etmektedir.Öğe Protective effects of rutin against docetaxel-induced testicular damage in rats: Effects on antioxidant defence, apoptosis and autophagy(Pergamon-Elsevier Science Ltd, 2026) Kucukgunay, Sadik; Yildiz, Halime Tozak; Korkmaz, Oya; Bolacali, Memis; Bucak, Mustafa Numan; Cay, Hasan Ali; Guler, SohretDocetaxel (DTX), a widely used chemotherapeutic agent, is known for its effectiveness in cancer treatment but also for its toxic effects on healthy tissues, particularly the male reproductive system. This study aimed to investigate the protective role of rutin, a natural flavonoid with known antioxidant and anti-apoptotic properties, against DTX-induced testicular damage in rats. Thirty-six adult male Wistar rats were randomly divided into six groups: Control, Rutin 50 mg/kg (R50), Rutin 100 mg/kg (R100), DTX, DTX+R50, and DTX+R100. A single dose of DTX (30 mg/kg, i.p.) was administered, while rutin was given orally for 7 days. On day eight, all animals were sacrificed. Sperm parameters (concentration, motility, morphology, chromatin integrity), serum testosterone and inhibin B levels, and testicular MDA and SOD levels were assessed. Histological evaluations were conducted using hematoxylin-eosin staining, Johnsen scoring, and tubule diameter measurements. Immunohistochemical analysis of Caspase-3, Bax, Bcl-2, mTOR, ULK1, and Atg13 was performed. Data were analyzed, and p < 0.05 was considered statistically significant. DTX significantly impaired sperm motility and hormone levels, increased oxidative stress, and caused histological damage in the testes (p < 0.001). Rutin, especially at 100 mg/kg, ameliorated these effects, restoring sperm function, hormonal balance, and testicular architecture. Furthermore, rutin reduced DTX-induced apoptosis and autophagy marker expression while preserving Bcl-2 levels (p < 0.001). DTX induces structural and functional impairments in testicular tissue via oxidative stress, apoptosis, and autophagy. Rutin demonstrated a dose-dependent protective effect, suggesting its potential as a supportive agent against chemotherapy-induced gonadotoxicity.Öğe Üremede Leptinlerin Etkisi(Sivas Cumhuriyet Üniversitesi, 2024) Korkmaz, Oya; Karaşör, Ömer Faruk; Soleimanzadeh, Ali; Bucak, Mustafa Numan; Küçükgünay, Sadık; Kul, MustafaAdipoz doku hem enerji deposu hem de adipokinler olarak adlandırılan biyolojik olarak önemli çok sayıda molekülü salgılayan aktif bir endokrin organ olarak işlev görmektedir. Adipokinlerin üreme fonksiyonlarının düzenlenmesinde yer aldığı kanıtlanmıştır ve tanımlanan ilk adipokin leptindir. Son yıllarda yapılan araştırmalar, leptinin beyine giden enerji depolarının miktarının yalnızca yağ dokusundan türetilen bir habercisi olmadığını, aynı zamanda iltihaplanma, anjiyogenez, hematopoez, bağışıklık fonksiyonu ve üreme gibi bir dizi farklı fizyolojik süreç için çok önemli bir hormon/sitokin olduğunu göstermektedir. Adiposit kaynaklı bir hormon olan leptin, özellikle ergenlik ve üreme döneminde vücutta çok sayıda fizyolojik ve metabolik fonksiyonda önemli rol oynamaktadır. Leptin, merkezi hipotalamik etkilerinin yanı sıra, testisler de dahil olmak üzere birçok periferik organda (mide, iskelet kası, hipofiz hücreleri, plasenta) etki göstermektedir ve hem erkek üreme hem de dişi üreme işlevinde düzenleyici bir role sahiptir. Leptin normal üreme işlevi için gereklidir, ancak fazla miktarda bulunduğunda üreme sistemi üzerinde zararlı etkileri olabilir. Non-obstrüktif azoospermi, oligozoospermi ve oligo-asteno-teratozoospermi dahil olmak üzere testiküler parankimi etkileyen bozuklukları olan infertil erkeklerin yüksek leptin konsantrasyonlarına sahip olduğu bilinmektedir. Literatürde yapılan son çalışmalar, hipotalamik-hipofizeal-gonadal (HPG) ekseni, androjen regülasyonu ve sperm üretimi ile leptin ve infertilite arasında güçlü bir ilişki olduğunu öne sürmektedir. Yapılan bu çalışmalardan yola çıkarak, leptin fazlalığı, eksikliği veya direnci durumlarının anormal üreme işlevi ile ilişkili olabileceğini söylemek mümkündür. Ayrıca, yüksek leptinin neden olduğu bu anormallikler artan oksidatif stres ile de ilişkilendirilmiştir. Eğer ki leptin ve üreme arasındaki ilişki tam olarak anlaşılabilirse, hem erkek hem de kadın infertilitesi için gelecekte hedeflenen tedavilere ışık tutabilecektir. Bu derleme leptin ile fertilite arasındaki ilişkiye odaklanmaktadır.












