Arşiv logosu
  • Türkçe
  • English
  • Giriş
    Yeni kullanıcı mısınız? Kayıt için tıklayın. Şifrenizi mi unuttunuz?
Arşiv logosu
  • Koleksiyonlar
  • Sistem İçeriği
  • Analiz
  • Talep/Soru
  • Türkçe
  • English
  • Giriş
    Yeni kullanıcı mısınız? Kayıt için tıklayın. Şifrenizi mi unuttunuz?
  1. Ana Sayfa
  2. Yazara Göre Listele

Yazar "KALAYCI, BÜLENT NURİ" seçeneğine göre listele

Listeleniyor 1 - 6 / 6
Sayfa Başına Sonuç
Sıralama seçenekleri
  • Küçük Resim Yok
    Öğe
    Çocukluk çağı herpes zosterde predispozan faktörler ve klinik özellikler: retrospektif bir çalışma
    (2022) KALAYCI, BÜLENT NURİ
    Amaç: Herpes Zoster, Varisella Zoster Virüsünün reaktivasyonu sonucunda meydana gelen, dermatomal dağılım gösteren veziküller ile karakterize bir hastalıktır. İleri yaşlarda ve immünosupresyonu olan çocuklarda daha sık görülmektedir. Bu çalışma Herpes Zoster tanılı çocukların klinik özelliklerini ve predispozan faktörleri değerlendirmek için tasarlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Ocak 2015 Mart 2021 tarihleri arasında hastanemiz Dermatoloji Polikliniğine başvuran ve Herpes Zoster tanısı alan 16 yaş altı hastaların bilgileri retrospektif olarak değerlendirildi. Hastaların yaşı, cinsiyeti, şikâyetleri, şikâyetlerinin süresi, suçiçeği aşıları, suçiçeği öyküleri, ek sistemik hastalıkları, eşlik eden viral enfeksiyonlar ve diğer predispozan faktörler belirlendi. Ek olarak döküntünün dermatomal yayılımı, uygulanan tedaviler ve komplikasyonlar gözden geçirildi. Bulgular: Çalışmaya alınan 67 olgunun 44’ü (%65,7) erkek, 23’ü (%34,3) kadın idi. Hastaların yaş ortalaması 9,7 ± 2,9 yıl idi. En sık görülen şikâyet lezyon bölgesinde kaşıntı idi (%44,8). En sık tutulan dermatom torakal dermatom idi (%56,7). Hiçbir hastada immünosupresyon veya malignite saptanmadı. İki vakada konjonktivit ve üç vakada sekonder bakteryel enfeksiyon gelişmişti. En sık saptanan predispozan faktör: Stres (%38,8) faktörü idi. Sonuç: Herpes Zoster, çocuklarda altta yatan bir immünosupresyonun veya malignitenin kutanöz göstergesi olmayıp klinik olarak iyi bir seyir izlemektedir. Hastalık daha çok stres, viral enfeksiyonlar ve güneş maruziyeti gibi predispozan faktörler eşliğinde karşımıza çıkmaktadır.
  • Küçük Resim Yok
    Öğe
    Evaluation of local and systemic side effects of Turkovac vaccine in adults
    (2023) KALAYCI, BÜLENT NURİ; Karahan, Doğu
    Background/aim: COVID-19 is a respiratory disease that caused a pandemic after reportedly emerging from Wuhan, China, in December 2019. Different types of COVID-19 vaccines such as viral vectors, mRNA, and inactivated vaccines have been produced since the beginning of the pandemic. Turkovac is an inactive COVID-19 vaccine developed and produced in Türkiye. We conducted our study to investigate the local and systemic side effects of the Turkovac vaccine. Materials and methods: A cross-sectional survey-based study was conducted to collect data on the postvaccine side effects in people aged over 18 who were vaccinated with Turkovac, between March and June 2022, in the Malatya Turgut Özal University Research and Training Hospital. A 54 question, multiple-choice questionnaire was used to collect demographic data from the participants and identify the possible local and systemic side effects after Turkovac vaccine administration. Results: Of the 403 participants included in the study, 134 (33.3%) were female and 269 (66.7%) were male with a mean age of 47.7 ± 13.7. The most common local side effects observed after vaccination were pain at the injection site (22.8%) and local swelling and redness (0.5%). Systemic side effects included weakness or fatigue (4.2%), muscle or joint pain (2%), headache (1.7%), fever (1%), cough (0.25%), lymphadenopathy (0.25%), and urticaria (0.25%). Side effects were most commonly observed within the first 24 h. We found that for participants under 47 years of age, female sex, chronic diseases, and regular medication use were associated with the risk of suffering side effects. Conclusion: Our study revealed that Turkovac is a generally well-tolerated vaccine and had no side effects. More studies are required to evaluate Turkovac’s side effects in other populations.
  • Küçük Resim Yok
    Öğe
    Mediatory effect of alexythymia on the relationship between cyberchondria and somatosensory amplification in psoriasis patients
    (2024) KALAYCI, BÜLENT NURİ; KARTAL, fatma; SALCAN, TARIK; METE, BURAK
    Purpose: We hypothesized that the level of cyberchondria may be related to exaggeration of bodily sensations in patients diagnosed with psoriasis and that the level of alexithymia may have a mediating effect on this relationship. Materials and Methods: Our research sample consists of 101 patients diagnosed with Psoriasis and 89 healthy controls. Psoriasis Area and Severity Index (PASI) was applied to patients diagnosed with psoriasis. All participants completed the Sociodemographic Data Form, Cyberchondria Severity Scale (CCS), Toronto Alexithymia Scale (TAS), Beck Depression Inventory (BDI), Beck AnxietyInventory (BAI) and Somatosensory Amplification Scale (SSAS). Results: SCÖ F1, F2 subscale and total scores in the control group; f5 scores were statistically significantly higher in the psoriasis group. SSAS total scores in the psoriasis group were statistically significantly higher than in the control group. A significant, positive and low level correlation was found between PASI and SCS f1, BD and ssas scores in psoriasis patients. There is a significant, positive and significant difference between PASI and BA scores. A moderate correlation was found. The mediating effect of alexithymia in the relationship between cyberchondria and exaggeration of bodily sensations. In the mediation analysis examined, alexithymia was found to be a partial mediator. Both the direct and indirect (mediating effect) effects of cyberchondria on alexithymia are significant. Conclusion: Alexithymia has a mediating effect on the relationship between cyberchondria and exaggeration of bodily sensations in patients with psoriasis. In clinical practice, assessing the level of exaggeration of bodily sensations and alexithymia may be predictive to determine the pathological level of health information seeking behavior in people suffering from chronic diseases such as psoriasis.
  • Küçük Resim Yok
    Öğe
    Psöriyazis Hastalarında Serum Endotelin-1 ve Nitrik Oksit Düzeylerinin Hastalığın Şiddeti ile İlişkisi: Prospektif Vaka-Kontrol Çalışması
    (2022) KALAYCI, BÜLENT NURİ; Dogan, Gursoy
    Amaç: Psöriyazis, güçlü bir genetik yatkınlığı olan kronik, inflamatuar bir deri hastalığıdır. Serum endotelin-1 (ET-1) ve nitrik oksit (NO) düzeylerinin psöriyazis hastalarında arttığı gösterilmiştir. Çalışmamızda, serum ET-1 ve NO düzeyini psöriyazis hastalarında ve sağlıklı kontrollerde araştırmayı ve bu moleküller ile hastalık şiddeti arasındaki muhtemel ilişkiyi incelemeyi amaçladık. Gereç ve Yöntemler: Çalışmaya 34 psöriyazis hastası ile yaş ve cinsiyet uyumlu 35 sağlıklı kişi kontrol grubu olarak alındı. Hastalığın şiddeti, Psöriyazis Alan Şiddet İndeksi’ne (PASİ) göre analiz edildi. Hastalar, hastalığın şiddetine göre hafif, orta ve şiddetli olarak gruplandırıldı. Serum ET-1 düzeyleri ELİSA yöntemi kullanılarak belirlendi. Serum NO düzeyleri Griess reaktanı kullanılarak belirlendi. Bulgular: Hastaların yaş ortalaması 34,82±11 ve kontrol grubunun yaş ortalaması 31,86±8,5 yıl idi (p>0,05). Psöriyazis hastalarında ortalama serum ET-1 değeri 13,7±9,43 pg/mL, kontrol grubunda 9,90±3,05 pg/mL idi (p=0,02). Psöriyazis hastalarında ortalama serum nitrit (NO2) değeri 42,77±14,28 ?mol/L, kontrol grubunda 37,53±10,72 ?mol/L idi. Hasta ve kontrol grupları karşılaştırıldığında fark istatistiksel olarak anlamlı değildi (p>0,05). Psöriyazis hastalarında ortalama nitrat (NO3) değeri 39,04±14,68 ?mol/L, kontrol grubunda 33,76±10,56 ?mol/L idi. Hasta ve kontrol grupları karşılaştırıldığında fark istatistiksel olarak anlamlı değildi (p>0,05). Ortalama NO2 ve NO3 değerleri şiddetli grupta kontrol ve hafif gruba oranla istatistiksel olarak anlamlı derecede yüksekti (p=0,003, p=0,01). Hastaların serum NO2 ve NO3 değerleri ile PASİ skorları arasında, ET-1’e benzer şekilde bir korelasyon tespit edildi. Sonuç: Kronik plak tip psöriyaziste serum ET-1 ve NO düzeyleri artmış olup, hastalık şiddeti ile korelasyon mevcuttur. Hastalık şiddeti ile korelasyon göstermesi nedeniyle bu 2 parametre psöriyazis şiddetinin ölçülmesinde bir kriter olarak kullanılabilir.
  • Küçük Resim Yok
    Öğe
    Rozaseada yeni enflamatuvar belirteçler olan monosit/ yüksek yoğunluklu lipoprotein kolesterol, nötrofil/ yüksek yoğunluklu lipoprotein kolesterol, lenfosit/yüksek yoğunluklu lipoprotein kolesterol oranlarının araştırılması
    (2023) KALAYCI, BÜLENT NURİ
    Amaç: Rozasea kronik enflamatuvar bir deri hastalığıdır. Monosit/yüksek yoğunluklu lipoprotein (HDL) kolesterol oranı (MHR), nötrofil/HDL kolesterol oranı (NHR) ve lenfosit/HDL kolesterol oranı (LHR) enflamatuvar hastalıklar ile ilişkili bulunan yeni enflamatuvar parametrelerdir. Çalışmamızda rozasealı hastalarda ve sağlıklı kontrollerde MHR, NHR ve LHR parametrelerin araştırılması ve hastalık şiddeti ile ilişkisinin belirlenmesi amaçlandı. Gereç ve Yöntem: Hastanemize başvuran rozasea tanısı almış 82 hasta ve 82 sağlıklı kontrol retrospektif olarak çalışmaya alındı. Hasta ve sağlıklı kontroller için MHR, NHR, LHR değerleri hesaplandı. Hastalık şiddetinin ölçümünde rozasea klinik şiddet skoru kullanıldı. Hastalar klinik alt tiplerine, hastalık şiddetine ve Demodeks varlığına göre gruplara ayrıldı. Bulgular: Çalışmaya alınan 82 hastanın 62’si (%75,6) kadın, 20’si (%24,4) erkek ve yaş ortalamaları 41,95±1,2 (22-65,43), kontrol grubunun 64’ü (%78) kadın,18’i (%22) erkek ve yaş ortalamaları 41,8±0,9 (27-55,42) idi (p>0,05). Ortalama MHR değeri rozasealı hastalarda 0,01±0,005 iken kontrol grubunda 0,009±0,003 idi (p=0,01). Ortalama NHR değeri rozasealı hastalarda 0,10±0,05; kontrol grubunda 0,08±0,02 idi (p=0,04). Ortalama LHR değeri hasta grubunda 0,05±0,02; kontrol grubunda 0,04±0,01 olarak bulundu (p>0,05). Rozasea klinik grupları, Demodeks grupları ve hastalık şiddeti ile MHR, NHR, LHR ortalama değerleri arasında anlamlı bir fark saptanmadı (p>0,05). Alıcı işletim karakteristiği analizinde MHR için kesme değeri 0,009 (%67 sensitivite ve %60 spesifite ile) ve NHR için kesme değeri 0,08 (%64 sensitivite ve %60 spesifite ile) olarak hesaplandı. Sonuç: Rozasealı hastalarda sistemik enflamasyonun göstergesi olarak MHR ve NHR parametrelerinin kullanılabileceğini düşünmekteyiz.
  • Küçük Resim Yok
    Öğe
    Vitiligo Hastalarında Serum C-Reaktif Protein/Albumin Oranının Değerlendirilmesi: Retrospektif Vaka Kontrol Çalışması
    (2023) KALAYCI, BÜLENT NURİ
    Amaç: Vitiligo etiyopatogenezinde sistemik inflamasyon önemli rol oynar. Birçok inflamatuar hastalık için serum C-reaktif pro- tein (CRP)/albumin oran ı [C-reactive protein/albumin ratio (CAR)] prognostik belirteç olarak bildirilmektedir. Vitiligo hastalarında ve sağ- lıklı kontrollerde CAR değerinin belirlenerek, vitiligo şiddeti ve akti- vitesi ile ili şkisinin araştırılmasını amaçladık. Gereç ve Yöntemler: Hastanemizde vitiligo tanısı konulmuş 78 hasta ile benzer ya ş ve cin- siyette 78 sağlıklı kontrol retrospektif olarak çalışmaya alındı. Hastalık şiddetini belirlemek için Vitiligo Alan veŞiddet İndeksi kullanıldı. Vi- tiligo Hastalık Aktivite Skoru [Vitiligo Disease Activity Score (VIDA)] baz alınarak, hastalar aktif ve stabil olarak 2 grupta incelendi. Hasta ve kontrol grubu için serum CRP ve serum albumin değerleri oranlanarak CAR değeri hesaplandı. Bulgular: Çalışmadaki 78 hastanın 30’u (%38) erkek, 48’i (%62) kadın; yaş ortalaması 33±8,9 idi. Kontrol grubunun 32’si (%41) erkek, 46’s ı (%59) kad ın; ya ş ortalaması 35,8±9,7 idi (p>0,05). Serum CRP düzeyi hasta grubunda ortalama 0,82±0,44 mg/dL iken, sa ğlıklı kontrollerde 0,31±0,17 mg/dL olarak bulundu (p=0,001). Ortalama CAR de ğeri hasta grubunda 0,21±0,12, sa ğlıklı kontrollerde 0,07±0,04 olarak bulundu (p=0,001). VIDA skoru ile CAR değeri (r=0,54; p<0,01) arasında ve VIDA skoru ile CRP değeri (r=0,47; p<0,01) aras ında pozitif korelasyon mevcuttu. CAR için kesme değeri (cut off) %78 sensitivite ve %80 spesifite ile 0,2 idi. Sonuç: CAR değeri, vitiligoda sistemik inflamasyonun ve hastal ık aktivitesinin bir göstergesi olabilir.

| Malatya Turgut Özal Üniversitesi | Kütüphane | Açık Bilim Politikası | Açık Erişim Politikası | Rehber | OAI-PMH |

Bu site Creative Commons Alıntı-Gayri Ticari-Türetilemez 4.0 Uluslararası Lisansı ile korunmaktadır.


Malatya Turgut Özal Üniversitesi, Malatya, TÜRKİYE
İçerikte herhangi bir hata görürseniz lütfen bize bildirin

DSpace 7.6.1, Powered by İdeal DSpace

DSpace yazılımı telif hakkı © 2002-2026 LYRASIS

  • Çerez Ayarları
  • Gizlilik Politikası
  • Son Kullanıcı Sözleşmesi
  • Geri Bildirim