Yazar "Fendoğlu, Eda" seçeneğine göre listele
Listeleniyor 1 - 14 / 14
Sayfa Başına Sonuç
Sıralama seçenekleri
Öğe ABD için Yenilenebilir ve Yenilenemez Enerji Tüketimi Durağanlık Sınaması: FourierTestlerden Kanıtlar(Politik Ekonomik ve Sosyal Araştırmalar Merkezi, 30 Haziran 2021) Fendoğlu, EdaEnerji, ekonomik faaliyet ve endüstriyel gelişme için itici bir güçtür. Yenilenebilir ve yenilenemez enerji tüketiminin durağanlığının birlikte araştırılması, enerji ekonomisinde önemli bir araştırma dalı haline gelmiştir. Yenilenebilir ve yenilenemez enerji tüketimine yönelik şokların geçici veya kalıcı etkileri olup olmadığını birlikte araştıran çalışma ise literatürde çok fazla bulunmamaktadır. Bu bağlamda, bu çalışmada ABD için yenilenebilir (Nükleer elektrik, Hidroelektrik güç tüketimi, Jeotermal Enerji ve Biyokütle Enerjisi) ve yenilenemez (Kömür, Doğal Gaz, Petrol) enerji tüketiminin durağanlığı sınanmak istenmektedir. Bu amaçla Christopoulos ve Leon Ledesma (2010) tarafından literatüre kazandırılan Fourier temelli birim kök testleri kullanılmıştır. 1960-2020 dönemini kapsayan yenilenebilir ve yenilenemez enerji tüketimi yıllık verilerine ABD Enerji Bilgi İdaresi (EIA) resmi veri tabanından ulaşılmıştır. Elde edilen sonuçlara göre ABD’nin hem yenilenebilir hem de yenilenemeyen enerji tüketiminin durağan olmadığı bulgusuna ulaşılmıştır. Sadece doğrusal olmama durumunu dikkate alan test için petrol tüketiminin %10 düzeyinde durağan olduğu görülmektedir.Öğe Ar-Ge Harcamaları ile Ekonomik Büyüme Arasındaki İlişki: Seçilmiş Yeni Sanayileşen Ülkelerde Panel Veri Analizi(Karadeniz Yazarlar ve Şairler Derneği, 13 Eylül 2021) Polat, Mehmet Ali; Fendoğlu, EdaDünya ekonomisinde meydana gelen gelişmeler ve ülkeler arasında artan rekabet ile birlikte, ekonomik büyümenin belirleyicileri değişikliğe uğramıştır. Bu bağlamda, 1980 sonrası dönemde, dünya ekonomisinde artan küresel rekabete bağlı olarak teknolojik yenilik olgusu önem kazanmış, teknolojik yeniliği ortaya çıkaran ve ekonomik büyümenin itici gücü olarak değerlendirilen araştırma geliştirme (Ar&Ge) faaliyetlerine verilen önem artmıştır. Çalışmada; Ar&Ge harcamaları ile ekonomik büyüme arasındaki ilişkiyi incelemek amacıyla seçilmiş yeni sanayileşen ülkelerde (Newly Industrialized Countries: NIC Countries: Güney Afrika, Meksika, Brezilya, Çin, Hindistan, Endonezya, Malezya, Filipinler, Tayland ve Türkiye) 1996-2019 dönemine ait Ar&Ge harcamaları ( , Milyon Dolar), Ar&Ge alanında çalışan araştırmacı sayısı ( , 1000 000 kişi başına düşen) ve ülkelerin toplam faktör verimliliği (TFV) yıllık verileri Panel Veri Analizi Yöntemi kullanılarak incelenmiştir. Toplam Faktör Verimliliği verileri PWT (2020)’den ve diğer veriler World Bank (2020a, 2020b, 2020c, 2020d)’den alınmıştır. ARGEHAR verileri; Ar&Ge harcamalarının GSYH’ye oranı ve GSYH verileri kullanılarak tarafımızdan elde edilmiştir. ARGEHAR verileri 1996 yılından başladığı için çalışma 1996-2019 dönemi verileri kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Analiz döneminde yer alan 2008 Küresel Ekonomik Krizi de kukla değişkenle analize dâhil edilmiştir. Korelasyon analizinde; NIC ülkelerinde Ar&Ge harcamaları ve Ar&Ge alanında çalışan araştırmacı sayıları ile ekonomik büyüme ve toplam faktör verimliliği arasında pozitif korelasyonların olduğu görülmüştür. Ekonomik büyüme ile olan korelasyonlar daha güçlü iken, toplam faktör verimliliği ile olanlar daha düşük çıkmıştır.Öğe Brics-T Ülkelerinin Nüfus Artış Hızı İle Kalkınma İlişkisi: Yapısal Kırılmalı Eşbütünleşme Analizi(8 Kasım 2021) Konat, Gökhan; Fendoğlu, EdaDünya nüfusu özellikle 1950’li yıllardan sonra hızla artmaya başlamıştır. Nüfus artışında doğum, ölüm oranları ve göç oranları temel itici güçlerdir. Nüfus artışı, ülkenin ekonomik kalkınmasında çok önemli bir rol oynamaktadır. Nüfus artış hızının ekonomik kalkınma üzerindeki etkisi, tartışmalı ampirik çalışmaların konusu olmuştur. Araştırmacılar, nüfus artışının ekonomik kalkınma üzerinde pozitif etkisi olabileceği gibi negatif etkilerinin de olabileceğini savunmuşlardır. BRICS-T (Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin, Güney Afrika ve Türkiye) ülke grubu, son yıllarda yüksek büyüme hızı, artan ihracatı ve milli geliri, bol doğal kaynakları, jeopolitik konumu, lojistik olanakları ve gelişme potansiyeli olan ülkelere ev sahipliği yapması nedeniyle büyük önem taşımaktadır. Bu çalışmada dünya nüfusunun neredeyse yarısına sahip olan ve yükselen ekonomileri ile dikkat çeken BRICS-T ülkeleri için kalkınma ve nüfus artış hızı arasındaki ilişki araştırılmaktadır. Bu amaçla Birleşmiş Milletler Geliştirme Programı resmi veri tabanından insani gelişme endeksi verisi ile Dünya Bankası resmi veri tabanından yıllık nüfus artış hızı verisi kullanılmış olup 1990-2019 dönemini kapsamaktadır. Çoklu yapısal kırılmaları dikkate alan panel veri analiz yöntemlerinden faydalanılmıştır. Bunun için öncelikle iki değişkene 5 yapısal kırılmaya kadar izin veren Carrion-i Silvestre vd. (2005) tarafından önerilen kırılmalı panel birim kök testi uygulanmıştır. Ardından yapısal kırılmaları dikkate alan ve Banerjee ve Carrion-i Silvestre (2015) tarafından literatüre kazandırılan yapısal kırılmalı panel eşbütünleşme analizi gerçekleştirilmiştir. Elde edilen sonuçlar neticesinde iki değişken arasında uzun dönemli bir ilişkinin olduğu görülmektedir.Öğe Etkin Ücret Teorisi Çerçevesinde Türkiye’de Reel Ücretler İle Üretim Arasındaki İlişkinin İncelenmesi: Sektörler İle Ekonometrik Bir Analiz(Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi, 01.03.2021) Fendoğlu, Eda; Polat, Mehmet AliReel ücret dinamiklerini anlamanın en iyi yolu işgücü verimliliğinin bileşenlerini anlamaktan geçmektedir. İşgücü verimliliğinde yaşanan değişimler, maliyet kanalı yoluyla enflasyonu etkilediği için para politikası açısından da önem arz etmektedir. Etkin ücret teorisi, ücret katılıkları ve eksik rekabet olguları dikkate alınarak oluşturulmuş bir yaklaşımdır. Bu çalışmanın amacı, Türkiye için uygun ücret politikalarının nasıl olması gerektiği tartışmalarına açıklık getirebilmektir. Bu nedenle çalışmada, reel ücretler ile üretim arasındaki ilişki, sektörler itibariyle Yeni Keynesyen bir yaklaşım olan “Etkin Ücret Teorisi” dikkate alınarak ekonometrik analiz çerçevesinde incelenmiştir. Çalışmada, saatlik reel ücretlerdeki artışların saatlik üretim miktarı üzerindeki etkileri, Türkiye’nin 2009:Q1-2020:Q3 dönemi verileri kullanılarak, genel ekonomi ve 13 alt sektör için ayrı ayrı analiz edilmiştir. Bu bağlamda, genel olarak reel ücretlerdeki artışların Türkiye’de üretimi arttırdığı ve Etkin Ücret Teorisinin Türkiye ekonomisi için geçerli olduğu düşünülmektedir.Öğe G-7 Ülkeleri İçin Cari Açık ve Enerji Tüketiminin Ekonomik Büyümeye Etkisi: Panel Veri Analizinden Kanıtlar(2022) Fendoğlu, Eda; Konat, GökhanBu çalışma, küresel zenginliğin hemen hemen yarısına sahip ve G-7 (Amerika Birleşik Devletleri, Kanada, Birleşik Krallık, İtalya, Almanya, Fransa ve Japonya) olarak adlandırılan uluslararası birliğin 1996-2020 yılları arasındaki cari açık ve enerji tüketiminin ekonomik büyüme üzerine etkisini araştırmaktadır. Yüzde olarak yıllık Gayri Safi Yurt İçi Hâsıla (GSYİH) büyüme serisi bağımlı değişken olarak seçilirken, birincil enerji tüketimi ve GSYİH’nin yüzdesi olarak cari hesap dengesi bağımsız değişkenler olarak seçilmiştir. Bu amaçla dikkate alınan üç değişken için uzun dönemli bir ilişkinin varlığı panel veri eşbütünleşme sınaması ile araştırılmıştır. Öncesinde değişkenlerin fark durağan olduğu bulgusuna ulaşılmıştır. Bu üç değişken arasında uzun dönemli bir ilişki olduğu ve hata düzeltme parametresinin çalıştığı sonucu elde edilmiştir.Öğe GREEN BOND INDEX PRICE FORECASTING: COMPARATIVE ANALYSIS OF MACHINE LEARNING MODELS(2024) İŞGÜZAR, SEDA; Fendoğlu, Eda; Simsek, Ahmed Ihsan; türkoğlu, muammerThe aim of this study is to compare the performance of different models using machine learning algorithms to predict the price of the green bond index in Japan. In the study, 693-day dataset collected between 06.05.2021-02.05.2024 was used. Nikkei225, USD/JPY and crude oil prices were determined as input data. 80% of the data was reserved for training and 20% for testing. RF, MLP, GBR, XGBoost, LSTM, SVR, Catboost and Linear Regression methods were used as prediction models. Performance evaluations were made on metrics such as MSE, RMSE, MAE, MAPE and R2. The GBR model showed the best performance in the training set, while XGBoost and RF models produced more successful predictions in the test set. The contribution of this study to the literature is to demonstrate the usability of artificial intelligence-based prediction models in sustainable finance and green bond markets. The results obtained serve as a guide for investors and analysts and offer practical solutions to increase interest in green projects.Öğe İnşaat Sektörünün Ekonomik Büyüme ve Finansal Piyasalar Üzerindeki Etkileri: Türkiye Örneği(Adem Anbar, 2021) Polat, Mehmet Ali; Fendoğlu, EdaEmek yoğun üretim yapısına sahip olması sebebiyle istihdama önemli katkılar sağlayan inşaatsektörü, bağlantılı olduğu diğer sektörleri de harekete geçirerek ekonominin canlanmasına destekolması bağlamında Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerin en önemli ekonomik büyümearaçlarından biridir. Çalışmanın amacı; iktisadi büyümeyi sağlayan inşaat sektörünün ekonomikbüyümeye ve finansal piyasalara olan etkilerini, Türkiye örneğinden hareketle incelemektir. Buçalışmada; Türkiye’de inşaat sektörünün ekonomik büyüme ve finansal piyasalar üzerindekietkilerini ortaya çıkarabilmek amacıyla 2002:Q1-2019:Q3 dönemine ait olan reel Gayri Safi YurtiçiHâsıla (GSYH), inşaat üretim endeksi, Borsa İstanbul (BIST) 100 endeksi ve bankacılık sektörü yurtiçikredi hacmi verileri kullanılmıştır. Ayrıca analiz döneminde Türkiye ekonomisini etkileyen ve Bai vePerron (1998, 2003) yöntemiyle belirlenen 10 farklı kukla değişken de analizlere dâhil edilmiştir.Uzun dönem analizleri DOLS (Dinamik En Küçük Kareler) yöntemiyle gerçekleştirilmiş ve Türkiye’de2002:Q1-2019:Q3 döneminde inşaat üretim endeksindeki %1’lik artışın; milli geliri %0,68, BIST100endeksini %1,80 ve yurtiçi kredi hacmini %2,35 oranında artırdığı tespit edilmiştir. Kısa dönemanalizleri de DOLS yöntemiyle yapılmış ve inşaat sektöründeki ekonomik büyümeyi ve finansalpiyasaları, kısa dönemde de pozitif ve istatistiksel olarak anlamlı düzeyde etkilediği görülmüştür.Modellerin de hata düzeltme mekanizmalarının çalıştığı belirlenmiştir.Öğe Renewable and Non-Renewable Energy for the USA Consumption Stationarity Test for the USA: Evidence from Fourier Tests(Politik Ekonomik ve Sosyal Araştırmalar Merkezi, 2021) Fendoğlu, EdaEnergy is a driving force for economic activity and industrial development. Researching the stationarity of renewable and non-renewable energy consumption together has become an important research branch in energy economics. There are not many studies in the literature investigating whether shocks to renewable and non- renewable energy consumption have temporary or permanent effects. In this context, in this study, it is desired to test the stationarity of renewable (Nuclear electricity, Hydroelectric power consumption, Geothermal Energy and Biomass Energy) and non-renewable (Coal, Natural Gas, Oil) energy consumption for the USA. For this purpose, Fourier-based unit root tests, which were brought to the literature by Christopoulos and Leon-Ledesma (2010), were used. Annual data on renewable and non-renewable energy consumption covering the period 1960-2020 were obtained from the official database of the US Energy Information Administration (EIA). According to the results obtained, it has been found that both renewable and non-renewable energy consumption of the USA is not stationary. For the test, which only takes into account the nonlinearity, it is seen that the oil consumption is stationary at the %10 level.Öğe Stationarity Test of Renewable Energy Consumption with Fractional Frequency Fourier Unit Root Test: Evidence from BRICS-T Countries(Bahadır Fatih Yıldırım, 2021) Fendoğlu, EdaCountries consume large amounts of coal, oil, and natural gas due to the energy structure dominated by fossil fuels worldwide. For this reason, the rate of renewable energies in countries or country groups in general is below the global average level. In this study, I aimed to test the stationarity of renewable energy consumption for Brazil, Russia, India, China, South Africa, and Turkey (the BRICS-T countries), which are in a rapid development. For this purpose, fractional frequency Fourier unit root test, which was introduced to the literature by Bozoklu et al. (2020), was used. Annual data on renewable energy consumption covering the period of 1990–2015 have been accessed from the official database of the World Bank. According to the results obtained, it has been found that the renewable energy consumption of China, one of the BRICS-T countries, is stationary and that other countries contain unit root.Öğe Teknoloji Kullanımını Altyapıdan Ayırmak: AB'de Kobi Dijital Rekabetçiliği Üzerine Kanıtlar(Karyay Karadeniz Yayımcılık Ve Organizasyon Ticaret Limited Şirketi, 2026) Fendoğlu, EdaDijital dönüşüm, son yıllarda Avrupa Birliği’nde (AB) ekonomilerin işleyiş biçimini ve işletmelerin rekabet şeklini giderek etkilemektedir. Bu çalışma, 2014-2024 yıllarını kapsayan dengeli bir ülke-yıl panel veri seti aracılığıyla, özellikle küçük ve orta ölçekli işletmeler (KOBİ) sektörünü vurgulayarak, ulusal dijital rekabet gücünü etkileyen yapısal belirleyicileri incelemektedir. Dijital rekabet gücünün bir göstergesi olarak Dijital Ekonomi ve Toplum Endeksi'ni (DESI) kullanan ampirik analiz, dijital dönüşümün yalnızca altyapı yatırımları veya ekonomik kapasite ile yeterince açıklanamayacağını bunun yerine, özellikle bulut bilişim olmak üzere gelişmiş dijital teknolojilerin başarılı bir şekilde uygulanmasının kritik bir etkiye sahip olduğunu ortaya koymaktadır. Ülke sabit etkileri ve iki yönlü sabit etkiler panel modellerinden elde edilen veriler, bulut bilişim kullanımının dijital rekabet gücü üzerinde pozitif ve istatistiksel olarak anlamlı bir etkiye sahip olduğunu tutarlı bir şekilde göstermektedir. Öte yandan, gelişmiş dijital teknoloji kullanımı dikkate alındığında, geniş bant altyapı penetrasyonu ve ekonomik kapasite göstergeleri artık istatistiksel olarak anlamlı değildir. Zaman boyutuna ilişkin daha fazla analiz, bulut bilişim ile dijital rekabet gücü arasındaki bağlantının zaman içinde daha da güçlendiğini göstermektedir. Bu, bulut teknolojilerinin AB dijital ekosisteminde giderek daha önemli hale geldiğini göstermektedir. Genel olarak, sonuçlar, KOBİ'lerin bulut tabanlı çözümlere erişimini ve bunları etkin bir şekilde kullanmasını kolaylaştıran politikalara sahip olmanın ne kadar önemli olduğunu ortaya koymaktadır. Fakat bu, bir ülkenin dijital rekabet gücünü artırmanın önemli bir yoludur. Çalışma, dijital altyapıya sahip olmak ile teknolojiyi fiilen kullanmak arasında bir ayrım yapmaktadır. AB'deki KOBİ’lerin dijital rekabet gücünün, yapısal kapasitelerinden ziyade teknolojiyi kullanmalarından kaynaklandığını göstermektedir.Öğe Türkiye’de Eğitim ve Sağlık Harcamaları ile Ekonomik Büyüme Arasındaki İlişki: Fourier Yaklaşımı(İrfan Ersin, 27 Temmuz 2021) Canpolat Gökçe, Esra; Fendoğlu, EdaBeşerî sermayenin en önemli belirleyici faktörleri arasında bulunanlardan biri eğitim diğeri de sağlıktır. Eğitime ve sağlığa yapılan harcamalar beşeri sermayenin kalitesini yükseltmektedir. Literatürde eğitim ve sağlık harcamaları ile ekonomik büyüme/kalkınma arasındaki ilişkiyi inceleyen birçok çalışma bulunmaktadır. Bu bağlamda bu çalışmada, Türkiye için ekonomik büyüme ile sağlık ve eğitim harcamaları arasındaki ilişki 2006Q1-2021Q1 dönemi için çeyreklik veriler kullanılarak sınanmıştır. Değişkenlerin durağanlıkları Bozoklu vd. (2020) tarafından önerilen kesirli frekanslı Fourier birim kök testi kullanılarak sınanmış ve değişkenlerin farklı derecelerden durağan olmaları sebebiyle Yılancı vd.(2020) tarafından önerilen Fourier ARDL yaklaşımı kullanılmıştır. Analizden elde edilen ampirik bulgulara göre Türkiye için ele alınan dönemde ekonomik büyüme ile eğitim ve sağlık harcamaları değişkenleri arasında uzun dönemli bir ilişkinin olmadığı sonucuna varılmıştır.Öğe Türkiye’de Finansal Gelişme Ve Ekonomik Büyüme Arasındaki İlişki: Fourier Testlerden Kanıtlar(25 Eylül 2021) Fendoğlu, EdaHükümetler ülkelerindeki finans sisteminin gelişimi için uyguladıkları politikalar ile ekonomik büyümenin arttırılmasını hedeflemektedirler. Bu nedenle özellikle 1980’li yıllardan günümüze kadar finansal gelişme ve ekonomik büyüme arasındaki temel ilişki literatürde geniş bir yer almıştır. Bu bağlamda bu çalışmada, 1960-2017 dönemini kapsayan yıllık veri seti kullanılarak Türkiye için ekonomik büyüme ve finansal gelişme arasındaki ilişki ortaya çıkarılmak istenmektedir. Bu amaçla Dünya Bankası resmi veri tabanından elde edilen veriler ile gayri safi yurtiçi hâsıla (GSYİH) serisi ile mevduat bankalarının varlıklarının GSYİH'ye oranı (FD) serisi kullanılarak analizler gerçekleştirilmiştir. Öncelikle değişkenlerin birim kök içerip içermediğinin araştırılması Christopoulos ve Leon-Ledesma (2010) Fourier birim kök sınaması ile incelenmiştir. Fark durağan bulunan seriler için uzun dönemli eşbütünleşme ilişkisi Banerjee vd. (2017) tarafından literatüre kazandırılan Fourier Otoregresif Gecikmesi Dağıtılmış (FADL) eşbütünleşme analizi ile incelenmiş ve değişkenler arasında uzun dönemli bir ilişki olmadığı bulgusuna ulaşılmıştır. Değişkenler arasındaki nedensel ilişkiyi ortaya çıkarmak adına yine Fourier temelli Nazlıoğlu vd. (2016) tarafından önerilen nedensellik testi uygulanmıştır. Değişkenler arasında tek yönlü bir nedensellik ilişkisi mevcut olup finansal gelişme serisinin ekonomik büyümenin nedeni olduğu sonucu tespit edilmiştir.Öğe Türkiye’nin Turizm Geliri Serisinin Durağanlığı: Fourier KPSS Durağanlık Test(2019) Fendoğlu, Eda; canpolat, esraBu çalışmada Türkiye’nin 2012-2019 dönemini kapsayan aylık turizm geliri serisinin durağanlığı incelenmiştir. Turizmpolitikaları geliştirilirken, öngörü için kullanılan turizm serisinin geçmiş değerlerinin gelen şoklardan kalıcı olarak etkilenipetkilenmediği politika yapıcılar açısından önem taşımaktadır. Durağan olmayan seriler gelen şokların etkisinin kalıcıolduğunu gösterirken gelecek ile ilgili öngörüde bulunulmasını engeller. Bu yüzden turizm geliri serisinin durağanlığıöngörü modellemeleri için önemli bir sınama türüdür. Bu bakımdan Türkiye’ye ait turizm geliri serisinin durağanlığı FourierKPSS durağanlık testi kullanılarak sınanmıştır. Becker vd. (2006) tarafından geliştirilen bu durağanlık testi, Kwitkowski vd.(1992) tarafından önerilen KPSS tipi durağanlık testine dayanır. Literatürde turizm geliri serisinin durağanlığının sınandığıçalışmaların genelinin yakınsama hipotezi sınamaları ve regresyon ilişkileri içerisinde yer aldığı görülmektedir. Buçalışmada, Türkiye’nin aylık turizm geliri serisinin durağanlığının Fourier birim kök testi kullanılarak sınanması, literatüreTürkiye’nin turizm geliri serisinin zaman serisi özelliğinin ayrı olarak güçlü bir testle incelenmesi bakımından önemli birkatkı sunacaktır. Fourier birim kök testi yapılarak elde edilen sonuçlar Türkiye’nin 2012-2019 dönemini kapsayan aylıkverisinin durağan olduğunu göstermektedir. Bu sonuç bize belirtilen dönemler için turizm geliri serisi kullanılarak yapılacakregresyon analizlerinin ve gelecek tahminlerinin güvenilir olacağı sonucunu vermektedir.Öğe Türkiye’nin Turizm Geliri Serisinin Durağanlığı: Fourier KPSS Durağanlık Testi(İstanbul Üniversitesi, 2019) Fendoğlu, Eda; Gökçe, Esra CanpolatÖz Bu çalışmada Türkiye’nin 2012-2019 dönemini kapsayan aylık turizm geliri serisinin durağanlığı incelenmiştir. Turizm politikaları geliştirilirken, öngörü için kullanılan turizm serisinin geçmiş değerlerinin gelen şoklardan kalıcı olarak etkilenip etkilenmediği politika yapıcılar açısından önem taşımaktadır. Durağan olmayan seriler gelen şokların etkisinin kalıcı olduğunu gösterirken gelecek ile ilgili öngörüde bulunulmasını engeller. Bu yüzden turizm geliri serisinin durağanlığı öngörü modellemeleri için önemli bir sınama türüdür. Bu bakımdan Türkiye’ye ait turizm geliri serisinin durağanlığı Fourier KPSS durağanlık testi kullanılarak sınanmıştır. Becker vd. (2006) tarafından geliştirilen bu durağanlık testi, Kwitkowski vd. (1992) tarafından önerilen KPSS tipi durağanlık testine dayanır. Literatürde turizm geliri serisinin durağanlığının sınandığı çalışmaların genelinin yakınsama hipotezi sınamaları ve regresyon ilişkileri içerisinde yer aldığı görülmektedir. Bu çalışmada, Türkiye’nin aylık turizm geliri serisinin durağanlığının Fourier birim kök testi kullanılarak sınanması, literatüre Türkiye’nin turizm geliri serisinin zaman serisi özelliğinin ayrı olarak güçlü bir testle incelenmesi bakımından önemli bir katkı sunacaktır. Fourier birim kök testi yapılarak elde edilen sonuçlar Türkiye’nin 2012-2019 dönemini kapsayan aylık verisinin durağan olduğunu göstermektedir. Bu sonuç bize belirtilen dönemler için turizm geliri serisi kullanılarak yapılacak regresyon analizlerinin ve gelecek tahminlerinin güvenilir olacağı sonucunu vermektedir.












