Yazar "Aydoğan, Mehmet" seçeneğine göre listele
Listeleniyor 1 - 14 / 14
Sayfa Başına Sonuç
Sıralama seçenekleri
Öğe A Sustainable Normative Production Plan for the Areas to be Opened for Irrigation: Ambar Dam Basin Sample(2024) GUNDUZ, ORHAN; Uysal, Osman; Aydoğan, Mehmet; vural, sibelThis study aimed to develop normative post-irrigation production plans in the Ambar Dam Basin. The data used in the research belonged to 2021 and were obtained by questionnaires from 112 producers determined by the proportional distribution method, one of the stratified random sampling methods. To show the socioeconomic performance of the enterprises in dry conditions, criteria such as Gross Production Value, Operating Costs, Gross Profit, and Pure Product were calculated. In addition, the demographic situation of the farmer and his family was revealed using descriptive statistics. Linear programming was used for the optimum plan of the production pattern that the farmer intends to implement. Fractional linear programming was used to determine the new normative production pattern based on water constraints and profit maximization. The size of the farmland per enterprise in the examined enterprises is 309.28 decares on the average of the enterprises. On the average of the enterprises examined, 89.78% of the total gross production value consists of plant production and 10.22% of animal production value. Considering the agricultural income situation, it is seen that 93,685.07 TL income was obtained in general. When the land structure of the enterprises is examined, it has been determined that it is impossible to grow every product in every area. To avoid interrupting the agricultural subsidies provided, certain limitations that will occur after irrigation in the operating land are included in the plan. Accordingly, fruit land and paddy land were fixed in the planning; field land was 15% for barley, 50% for wheat, 33% for sugar beet, 50% for corn and cotton, 15% for alfalfa, 20% for watermelon, and vegetable land (tomato and lettuce) was limited to 50%. The results show differences in the new production pattern compared to the current situation and that the producers will increase their agricultural incomes, especially gross profit.Öğe Analysis of the technical efficiency of european sea bass farms in Turkey : a stochastic frontier production function approach(Instituto Pesca, 2021) Aydoğan, Mehmet; Uysal, OsmanThis study's main objective was to estimate sea bass farms' technical efficiency and determine the factors affecting production inefficiency using the stochastic frontier approach. The data were collected using questionnaires from 71 farms in 2017. The total sea bass production cost was calculated 5.35 $ kg(-1), income 5.65 $ kg(-1), gross profit 0.30 $ kg(-1). The proportion of variable costs (84.25%) in total costs was higher than the fixed costs (15.75%). The feed cost (57.56%) was the influential primary variable on the total costs, and the benefit-cost ratio was 1.06. The results indicated that seabass farms' technical efficiency varied between 0.67 to 1.00, and the average was 0.82. The efficiency scores meant the farms could achieve the same production amount by reducing inputs by 18%. One per cent increase in resale value, feed amount, and fingerling amount, increase sea bass production by 0.4%, 0.4%, and 0.2%, respectively. Fish loss rates and subsidies were influential on inefficiency. It would be beneficial to minimize risk factors such as fish loss rates and carry out political and educational activities to improve farms' infrastructure in breeding and marketing. As a result, policymakers should also include the effective use of production factors in the design of aquaculture subsidy policies.Öğe Buğday Üreticilerinin Zirai Mücadele Bilinç Düzeylerinin Belirlenmesi: Diyarbakır İli Sur İlçesi Örneği, Türkiye(2025) Güngör, Hakan; Aydoğan, MehmetBu araştırmanın temel amacı, buğday üreticilerinin zirai mücadele bilinç düzeylerinin tespit edilmesidir. Çalışmada buğday üreticilerinin hastalık ve zararlılara karşı tercih ettikleri zirai mücadele yöntemleri ve zirai mücadele bilinç düzeylerinin uygulama öncesi, uygulama aşaması ve uygulama sonrası olmak üzere üç aşamada tespit edilmesi hedeflenmiştir. Araştırmada kullanılan veriler Diyarbakır ili Sur İlçesinde 66 buğday üreticisinden yüz yüze yapılan anketler ile elde edilmiştir. Buğday üreticilerinin sosyoekonomik ve işletme karakteristiklerinin analizinde ortalama, frekans ve oran gibi tanımlayıcı istatistiklerden, üreticilerin uygulama öncesi, uygulama esnası ve uygulama sonrasına ait bilinç düzeyi değerleri arasındaki farklılığın analizinde Eşleştirilmiş T testinden yararlanılmıştır. Buğday üreticilerine göre tarım ilaçlarının etkilediği faktörlerin analizinde Açıklayıcı Faktör Analizi (AFA) tercih edilmiştir. Araştırma sonuçları, buğday üreticilerinin tarım ilaçlarının etkileri konusundaki farkındalıklarının insan sağlığına etkileri, biyoçeşitliliğe etkileri, ekosisteme etkileri, cilt hastalıkları ve insanda kalıtsal hasarlar faktörleri altında toplanabileceğini göstermektedir. Ayrıca buğday üreticilerinin zirai mücadele bilinç düzeyleri uygulama öncesi, uygulama esnası ve uygulama sonrası aşamalarında farklılık göstermektedir. Buğday üreticilerinin zirai mücadele bilinç düzeyinin uygulama esnasında en düşük, uygulama öncesinde en yüksek olduğu tespit edilmiştir. Etkin zirai mücadele yapılması konusunda yapılacak yayım çalışmalarında zirai mücadele esnası ve sonrasında uygulanması gereken yöntemler ve bu konuda çiftçilerin bilinç düzeylerini artırıcı faaliyetlere öncelik verilmesi yararlı olabilir.Öğe Cinsiyet Eşitliği Sağlanan İşletmelerde Çalışan Memnuniyeti ve Örgütsel Bağlılık: Tunceli-Ovacık Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Örneği(2025) GEL, BERRİN; Aydoğan, MehmetBu çalışmanın temel amacı toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlandığı işletmelerde çalışanların iş memnuniyeti ve örgütsel bağlılık düzeylerini ortaya koymaktır. Araştırmanın ana materyalini, Tunceli ili Ovacık ilçesinde faaliyet gösteren Ovacık 94. Mahallesi Tarımsal Kalkınma Kooperatifi’nde (Ovacık Doğal) çalışan 60 kişi ile yapılan yüz yüze anketlerden elde edilen veriler oluşturmaktadır. Çalışmada, katılımcıların sosyoekonomik özelliklerinin analizinde tanımlayıcı istatistiklerden; çalışan memnuniyeti ve örgütsel bağlılıkların alt kategorilerinin belirlenmesinde Açıklayıcı Faktör Analizi’nden, normatif bağlılık ve duygusal bağlılık alt faktörlerini etkileyen değişkenlerin analizinde ise regresyon analizinden yararlanılmıştır. Araştırmanın sonuçları, toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlandığı işletmelerde çalışanların iş memnuniyetinin ve örgütsel bağlılık düzeylerinin yüksek olduğunu ortaya koymaktadır. Çalışma bulguları, çalışan memnuniyetini etkileyen; bireysel ve mesleki gelişme, çalışma ortamı, destekleyici politikalar ve şeffaflık olmak üzere dört temel faktörü tanımlamıştır. Bu faktörlerin, işletmelerde çalışanların motivasyonunu ve bağlılığını artırmada önemli rol oynadığı belirlenmiştir. Örgütsel bağlılık analizi kapsamında, duygusal bağlılık, devam bağlılığı ve normatif bağlılık olmak üzere üç alt boyut değerlendirilmiştir. Çalışanların yaşı ve eğitim süresi arttıkça çalışılan işyerine olan duygusal bağlılık azalmaktadır. Çalışanların gelir memnuniyeti ve işletmede çalışma süreleri arttıkça işletmelere olan normatif bağlılıkları artmaktadır. Sonuç olarak çalışanların iş memnuniyeti ve işyerine bağlılıklarını artırmak için tarım işletmelerinde cinsiyet eşitliğini destekleyen faaliyetlerin geliştirilmesi, iş yerinde inovasyon ve yaratıcılığı teşvik eden ortamların oluşturulması ve cinsiyet eşitliğine dayalı yaklaşımlarının benimsenmesi önerilir.Öğe Economic Performance of Rainbow Trout Farming in Turkey(Turkish Science and Technology Publishing, 2020) Aydoğan, Mehmet; Uysal, Osman; Candemir, Serhan; Terzi, Yunus Emre; Taşçı, Rahmi; Beşen, Tuba; Öztürk, Fatma Pınar; Emre, Meltem; Eralp, Önder; Gündüz, Orhan; Ceyhan, VedatThe purpose of this research is to measure the economic performance and development of rainbow trout farming in inland waters in Turkey. As a result of the research, it was determined that the farms use an average of 82% of their capacities. There was a negative relationship between the farm-scale and CUR, and as the farm scale grows, the CUR decreases. The average feed conversion rate (FCR) of the enterprises was calculated as 1.12. Fish capital (36.8%) had the largest share in active capital, and equity capital (87.2%) had the largest share in passive capital. Net profits of farms falling to one-tonne production capacity; it was calculated as 2.374 TRY in small-scale farms, 1.322 TRY in medium-scale farms and 1.896 TRY in large-scale farms. The proportional profit of farms was 1.08, 0.99, and 1.17, respectively. The average current ratio value of the examined farms was calculated as 3.67 and liquidity ratios as 3.55. As the farm's scale grows, current ratio values also increase, and large-scale farms had more cash assets than small and medium-scale farms. As a result of the research; It can be said that the trout-breeding farms in Turkey have current assets that can pay their short term debts. The average borrowing rate of farms was 0.16. In other words, 16% of the financial assets of the trout farms in Turkey were met from debts. The turnover rate of the assets of the farms was 0.79 and is below the sector average. The average rate of economic profitability of farms was calculated as 0.13. In other words, the income that farms generate from aquaculture is more than the opportunity cost.Öğe Exploring the Causal Relationship Among Trout Production, Price and Subsidy in Türkiye(2023) Aydoğan, Mehmet; GUNDUZ, ORHANAlthough there have been trout subsidies in Türkiye for many years, the fact that trout production has been below expectations, especially in recent years, has led to the need to investigate the effects of the subsidies. Thus, the present study was conducted to estimate the long-run relationship among trout production, producer price, and subsidy in Türkiye. The time-series data covering 1984-2016 regarding trout production, sales prices, and subsidies were used. The Vector Error Correction Model (VECM) and Granger Causality Analysis were utilized to estimate the time-dependent causality relationship among the variables. The VECM results, which estimate the existence of a long-run relationship among the variables, revealed that 46.8% of the long-run deviations in the price and subsidy variables will be corrected in the next period. The analysis results indicated that sales prices affect trout production negatively in the long term. Granger causality analysis indicated that the prior period values of production and price variables were the reason for the changes in the subsidy variable. In the short-term VECM model, it was revealed that changes in production and prices positively affect the subsidy. A percent increase in production and price increased the subsidy amount by 1.79 and 3.14 percent, respectively. To increase trout production, the current subsidy policy should be revised to improve the infrastructure and capacity of aquaculture farms. Subsidies for the fishery sector should also be increased in real terms to achieve their objectives.Öğe Factors accelerating agricultural innovation and sustainability: The case of paddy farmers.(Wiley, 2021) Aydoğan, Mehmet; Demiryürek, Kürşat; Özer, Osman Orkan; Uysal, OsmanThe primary purpose of this study is to reveal the accelerating factors affecting both the innovativeness and sustainability levels of paddy farmers. The data used in the study were obtained from the questionnaires conducted with 70 paddy farmers in the Bafra district of Samsun province, determined by a simple random sampling method. Paddy farmers were divided into three groups as low, medium, and high innovativeness groups with Hierarchical Cluster Analysis. The ANOVA was used to compare the socioeconomic and farming characteristics of the paddy farmers, and Accelerated Failure Time models were used to analyze the factors affecting the innovativeness and sustainability variables. The research results indicated that the formal education years, the agricultural experience, the amount of labor per unit area, the animal assets, the share of agricultural income in the total income, the number of memberships to farmer organizations, paddy production area, sustainable agriculture area, and cooperation scores were different to the innovativeness groups. The farmer collaboration in agricultural activities increased the being an innovator. The results concluded that the formal education year, Global Gap practice, agricultural experience, household size, animal assets, and women's employment were influential on both innovativeness and sustainability variables. Encouraging the participation of women in agricultural production in rural areas, including sustainability-related issues in addition to technical issues in farmer training programs, and ensuring the participation of women in these training are the issues that should be considered for the future.Öğe Fındık İşletmelerinin Ekonomik Sürdürülebilirliğine Etki Eden Faktörlerin Belirlenmesi(2024) Meral, Hüseyin; Aydoğan, Mehmet; ESEN, Alpay; ERGÜN, EkremBu çalışma, fındık tarım işletmelerinin ekonomik sürdürülebilirliğini ve sürdürülebilirliği etkileyen faktörleri belirlemeyi amaçlamaktadır. Araştırmanın ana materyalini 2021 yılında, 380 fındık üreticisi ile yüz yüze yapılan anketlerden elde edilen veriler oluşturmaktadır. Fındık tarım işletmelerinin sosyo- ekonomik özelliklerinin karşılaştırılmasında tek yönlü Varyans analizi ve Kruskal Wallis testi analiz yöntemlerinden yararlanılmıştır. Ekonomik sürdürülebilirliği etkileyen faktörlerin belirlenmesinde çoklu doğrusal regresyon modelinden faydalanılmıştır. Araştırma sonucunda fındık tarım işletmelerinin ekonomik sürdürülebilirlik endeksi ortalaması 0,48 olarak hesaplanmıştır. Trabzon (0,37), Giresun (0,43) ve Ordu (0,46) illerindeki işletmeler ortalamanın altında ekonomik sürdürülebilirliğe; Samsun (0,58), Sakarya (0,61) ve Düzce (0,64) illerindeki fındık işletmeleri ise ortalamanın üstünde ekonomik sürdürülebilirliğe sahiptirler. İşletmelerin ekonomik sürdürülebilirliğini çiftçinin yaşı negatif; eğitim süresi, hanehalkı büyüklüğü, köyde ikamet etme, tarımsal örgütlere üyelik, fındık verimi ve satış fiyatı pozitif etkilemektedir. Çiftçilerin bilgi düzeylerinin artırılmasına yönelik eğitim çalışmaları yapılması, kırsal göçü önleyici politikaların uygulanması ve verim artışına yönelik yayım çalışmalarının gerçekleştirilmesi ekonomik sürdürülebilirliğe katkı sağlayacaktır.Öğe Fındık Üretiminin Kârlılığı ve Fındık İşletmelerinin Asgari Gelir Düzeylerinin Belirlenmesi(2024) Aydoğan, Mehmet; Meral, HüseyinÇalışmada fındık üretiminin kârlılığı ve fındık işletmelerinin gelirleri ile asgari gelir düzeyleri arasındaki farklılığın ortaya çıkartılması amaçlanmıştır. Çalışmada kullanılan veriler; Düzce, Ordu, Giresun, Samsun, Trabzon ve Sakarya illerinde fındık yetiştiren ve tabakalı tesadüfi örnekleme yöntemi ile belirlenen 380 üreticiden anketlerle elde edilmiştir. Fındık işletmelerinin demografik özellikleri ve kârlılık göstergelerinin karşılaştırılmasında tek yönlü varyans analizinden, fındık üretiminin kârlılığı ve üretim maliyetlerinin belirlenmesinde Tek Ürün Bütçe Analiz Yöntemi’nden yararlanılmıştır. Araştırma sonucunda dekara fındık üretim masrafı 2553.6 TL, gayri safi üretim değeri 3374.0 TL, brüt kâr 1686.7 TL, net kâr 820.4 TL ve 1 kg fındık maliyeti ise 21 TL olarak hesaplanmıştır. İşletmelerin brüt kâr, net kâr ve fındık maliyetleri işletme ölçeği büyüdükçe artmaktadır. İşletme gelirleri toplamı, potansiyel asgari gelirden 10811 TL daha düşüktür ve işletme ölçeği arttıkça işletme geliri ile asgari gelir düzeyi arasındaki farklılık azalmaktadır. Küçük ölçekli işletmelerin tamamı, orta ölçekli işletmelerin % 89.0’ı ve büyük ölçekli işletmelerin ise % 84.2’si fındık yetiştiriciliğinden, asgari gelir düzeyine göre daha az gelir elde etmektedirler. Diğer taraftan kırsalda ikamet etme ve işletme gelirinin sadece fındıktan elde edilmesi, işletmelerin asgari gelir düzeyinden daha fazla gelir elde etmelerini etkilemektedir.Öğe Sulamaya Açılacak Alanlarda Çiftçilerin Sulu Tarıma Geçiş Kararlarında Sosyal Ağlarının Rolü: Ambar Baraj Havzası Örneği, Türkiye(2024) Aydoğan, Mehmet; vural, sibel; GUNDUZ, ORHAN; Uysal, OsmanÇalışmanın temel amacı, çiftçilerin sulama barajı ve sulama konusundaki bilgi düzeyleri ile sulu tarıma geçiş kararlarında etkili olabilecek sosyal ağlarının rolünü ortaya çıkarmaktır. Araştırmanın ana materyalini 2022 yılında Türkiye’nin Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde bulunan Diyarbakır ili Ambar Baraj havzasında yer alan ve tabakalı tesadüfi örnekleme yöntemiyle belirlenen 122 çiftçi ile yüz yüze yapılan anketlerden elde edilen veriler oluşturmaktadır. Çiftçilerin ve işletmelerinin sosyo-ekonomik ve çiftlik özelliklerinin karşılaştırılmasında Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA)’nden; bilgi düzeyleri, Ambar Barajı’nın sulama altyapısı konusundaki farkındalıkları ve bilgi ihtiyaçlarının analizinde frekans ve yüzdeler ile işletme büyüklüklerine göre karşılaştırmalarda Kruskal Wallis testinden yararlanılmıştır. Çiftçilerin sulu tarıma geçiş kararlarında sosyal ağlarının etkilerinin incelenmesinde ise Sosyal Ağ Analizi’nden yararlanılmıştır. Araştırma sonuçları, çiftçilerin Ambar sulama barajı ve sulama altyapısı ile ilgili bilgi düzeyleri ve farkındalıklarının düşük olduğunu, bu durumun sulu tarıma geçiş için yapılacak yatırımların etkinliğini azaltacağını ve modern sulama sistemlerine geçişte çiftçilerin bu yenilikleri benimseme sürecini uzatacağını göstermektedir. Çiftçilerin modern sulama sistemlerine geçiş kararlarında sırasıyla tarımsal kuruluşlar ve tarım danışmanları, akrabalar, komşular, girdi satıcıları ve internet etkilidir. Çiftçilerin sosyal ağlarında yer alan çiftçi örgütleri, yazılı ve basılı materyallerin yeniliklerin benimsenmesi sürecindeki etkisi sınırlıdır. Diğer taraftan çiftçiler yeniliklere ulaşmada grup yayım metotlarını tercih etmekte, inceleme ve deneme imkânı sağlanan yeniliklerin yaygınlaşması daha etkin sonuçlar vermektedir. Sonuç olarak, tarımsal altyapı yatırımlarına başlanmadan önce; sürece tüm paydaşların dahil edilmesi ve yararlanıcıların bilgilendirilmesi, çiftçi örgütlerinin etkinliklerinin artırılması, kurumsal organizasyonların proje öncesi ve sonrasında yayım faaliyetlerini bir program dahilinde sürdürmeleri, geleneksel yayım metotlarının dijital teknolojilerle ve lider çiftçilerin sulamaya ilişkin teknik bilgilerle desteklenmesi, sulamaya ilişkin tarımsal yeniliklerin yayılması ve benimsenme süreçlerinde hızlandırıcı bir rol oynayabilir.Öğe The shortest way to diffuse agricultural innovations: A network study in the paddy sector in Türkiye(2023) Aydoğan, Mehmet; Demiryurek, KursatThe study revealed the diffusion processes of agricultural innovations and the influential advice sources in the diffusion process by using the network approach. The study sought to answer the questions of how agricultural innovations diffuse in the paddy sector, how agricultural innovations can be delivered to paddy farmers in the most concise form, and what are the typical characteristics of influential advice sources. Data were collected using questionnaires from paddy farmers, input suppliers, rice mills, and other relevant people and organizations in 2017. Social network analysis was used to analyze farmer advice networks, and Ordinal Logistic Regression was used to identify the common characteristics of influential actors in the network. The research results indicated that the farmers were a bridge between innovation creators and other farmers. The local pesticide dealers were the intermediary position among the paddy farmers with the innovation creators. Collective action, membership in agricultural organizations, social status, and project experience were influential factors in being an advice source. The study found that agricultural innovations in the paddy sector can diffuse most quickly from innovation creators to local pesticide dealers and farmers.Öğe Türkiye’de kenevir yetiştiriciliğinin ekonomik olarak yapılabilirliği: Samsun ili Vezirköprü ilçesi örneği(Ondokuz Mayıs Üniversitesi, 2020) Aydoğan, Mehmet; Terzi, Yunus Emre; Gilenci, Şahin; Acar, Mustafa; Esen, Alpay; Meral, HüseyinBu çalışma endüstriyel kenevir yetiştiriciliğinin ekonomik olarak yapılabilirliğini ortaya koymak amacıyla yapılmıştır. Araştırmanın ana materyalini Vezirköprü ilçesinde gayeli olarak seçilen 15 kenevir işletmesinden anket ve mülakat yoluyla elde edilen veriler oluşturmaktadır. Analizlerde kullanılan veriler 2018-2019 üretim sezonunu kapsamaktadır. Kenevir işletmeleri, kenevir üretim amaçlarına göre gruplara ayrılmış ve birim alandan elde ettikleri kâr açısından karşılaştırılmıştır. Dünya ve Türkiye kenevir ekim alanları ile ithalatındaki gelecek dönemli öngörülerin yapılmasında çift üstel düzeltme yönteminden yararlanılmıştır. Araştırmada, Vezirköprü ilçesinde kenevir tarımının; aynı bitkiden hem tohum hem de lif elde etmek amacıyla yapılması ve liflerin bitkiden ayrıştırılmadan pazarlanması halinde, bölgede yapılan buğday, şekerpancarı, ayçiçeği ve silajlık mısır tarımına göre daha kârlı olduğu tespit edilmiştir. Araştırmada 1 kg soyulmamış sap maliyeti ortalama 1.8 TL, 1 kg tohum maliyeti 30.0 TL ve 1 kg lif maliyeti ise 22.8 TL olarak hesaplanmıştır. Kenevir üretim masraflarının %90.6’sı değişken masraflardan, %9.4’ü ise sabit masraflardan oluşmaktadır. Hasat sonrası lif elde etme işlemlerinin bu amaca yönelik geliştirilmiş makineler ile yapılması durumunda 1 kg lif maliyeti %34.6 daha az maliyetle 14.9 olarak hesaplanmıştır. Türkiye’de kenevir tarımının temel sorunları arasında üretimin insan gücüne dayalı geleneksel yöntemlerle yapılması ve tedarik zincirinin gelişmemesi ilk sırada yer almaktadır. Türkiye’de lif amaçlı tarımı yapılacak kenevirin; organik tarım kapsamında yapılması durumunda organik tekstil ürünleri pazarında niş pazar oluşturma potansiyeli yüksektir. Kenevir sapları barındırdığı yüksek enerji değeri ile Türkiye’de alternatif bir temiz enerji kaynağı olarak değerlendirilebilir niteliktedir. Kenevir bünyesinde bulunan kannabinoidler kozmetik ve eczacılık alanlarında ve liflerden üretilecek biyokompozitler ise otomotiv sektörleri için gelişmeye açık alanlardır.Öğe Tütün Yetiştiriciliğinde Tarım İlaçları Kullanımı ve Üreticilerin Zirai Mücadele Bilinç Düzeylerinin Belirlenmesi: Çelikhan Tütünü Örneği, Türkiye(2023) Aydoğan, Mehmet; BARAN, MERTAdıyaman ilinin Çelikhan ilçesinde yetiştirilen coğrafi işaretli Çelikhan tütünü bölge için önemli bir tarımsal faaliyet ve gelir kaynağıdır. Tütün yetiştiriciliğinde fideliklerden hasat aşamasına kadar birçok aşamasında pestisitlerin yoğun kullanımı başta kalıntı sorunu olmak üzere insan ve çevre sağlığı üzerinde olumsuz etkilere neden olmaktadır. Bu sebeple tütün yetiştiriciliğinde pestisit kullanımı ve üreticilerin zirai mücadele bilinç düzeylerinin belirlenmesine ihtiyaç duyulmaktadır. Çalışmada tütün yetiştiriciliğinde kullanılan pestisitlerin miktar ve kullanım şekilleri ile çiftçilerin zirai mücadele bilinç düzeylerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırma materyalini, Çelikhan ilçesinde tütün yetiştiren 94 çiftçiden anketlerle elde edilen veriler oluşturmaktadır. Araştırma sonucunda, çiftçilerin zirai mücadele bilinç düzeylerinin % 44.0’ünün düşük, % 45.0’inin orta ve % 11.0’ının yüksek olduğu belirlenmiştir. Ayrıca çiftçilerin uygulama öncesi, uygulama esnası ve sonrasındaki bilinç düzeyleri arasında farklılık olup, çiftçilerin zirai mücadele öncesinde kurallara daha sıkı uydukları tespit edilmiştir. Çiftçiler tarım ilaçlarının insan sağlığı, çevre sağlığı ve biyoçeşitlilik üzerindeki olumsuz etkileri konusunda fikir sahibi olmalarına rağmen geleneksel uygulamalardan vazgeçmeyerek hatalı uygulamalar yapmaya devam etmektedirler. Bölgede planlanan tarımsal eğitim ve yayım çalışmalarında, tarım ilaçlarının olumsuz etkilerini çiftçilere aktaran eğitim içeriklerinin görsellerle desteklenmesi ve zirai ilaç kullanımında reçeteye bağlı ilaç kullanımının sıkı bir şekilde takip edilmesi sorunun çözümüne yardımcı olabilir. Diğer taraftan Çelikhan tütününün yapraklarının doğrudan tüketilmesi, kalıntı sorununu ortaya çıkarmakta ve tütünde pestisit kalıntısı ve insan sağlığına etkilerine yönelik ileri çalışmalara ihtiyaç bulunmaktadır.Öğe Understanding Farmers' Responses to Climate Change: A KAP Study Among Apricot Farmers in Malatya, Türkiye(2025) Aydoğan, Mehmet; Seval,The present study aims to assess the knowledge, attitudes, and practices (KAP) of apricot farmers in the Akçadağ district of Malatya, Türkiye, with regard to climate change, and to identify the main factors influencing their adaptive capacity. The primary research data were obtained in 2025 using a structured questionnaire applied to 94 farmers selected by proportional sampling from a population of 6,945 registered farmers. The KAP framework was utilized as an analytical instrument to evaluate awareness levels, behavioral tendencies, and adaptation strategies. Statistical analyses, incorporating t-test, chi-square test, and descriptive measures, were employed to investigate differences between upland and lowland farmers with regard to socioeconomic characteristics and adaptive responses. The analysis demonstrates that farmers' comprehension of climate change is predominantly informed by observable climatic anomalies, including rising temperatures, irregular rainfall, drought, and frost events. The exposure to these risks varies significantly with altitude; upland areas exhibit greater vulnerability to frost, flooding, and water scarcity. The findings of this study indicate that elevation and microclimatic conditions are critical determinants of adaptive capacity. While awareness of climate change is relatively widespread, causal perceptions are mainly associated with industrial activities and deforestation, while the contribution of agricultural production remains underrecognized. Farmers tend to adopt practices that are low-cost, require limited technical knowledge, and are consistent with traditional production systems. The study concludes that awareness alone is not sufficient to foster behavioral adaptation toward climate-resilient agriculture. Strengthening adaptive capacity requires integrated policy measures that enhance extension services, provide financial incentives, and improve access to technological infrastructure. It is imperative that region-specific strategies, particularly for high-altitude areas, be implemented in order to increase resilience against climatic hazards.












